Aile ve Organizasyon Sistem Açılımı Uygulayıcısı, Zihinsel Liderlik/Zihinsel Pazarlama Eğitmeni, Nöro-Liderlik Koçu, Yazar...

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı. Bir nefeslik mola verilen durakta;

ETKİNLİK TAKVİMİ
<<Ara 2019>>
PSÇPCCP
25 26 27 28 29 30 1
2 3 4 5 6 7 8
9 10 11 12 13 14 15
16 17 18 19 20 21 22
23 24 25 26 27 28 29
30 31 1 2 3 4 5

Hakikat

hakikat01

Gözleyen, hiç bir zaman değişmez. Hakikat, değişmeyendir. Tüm değişen sahnedeki oyundur. Oyun bazen eğlenceli, bazen kederlidir. Belki belli bir döngü içindedir. Mutluluk bu döngü içerisindedir, huzur ise kalıcı olabilecek bir durumdur. Sahnede ne olursa olsun gözleyen huzur içindedir. Tek önemli olan gözleyen olarak farkında olmaktır. Zihin veya ego, sahnedeki oyunun bir parçası olduğundan dolayı, gözleyenin durumu zihin ile anlatılamaz, açıklanamaz… Her birey, tam bir birey olmadığını idrak edip kendi yolculuğunda bu noktaya varır. Bunu açıklamak için kelimeler her zaman sınırlıdır. Varılacak bir nokta yoktur. Daha iyi veya daha üstün bir konum yoktur. Sadece idrak etmişsinizdir; o kadar!

Önceleri perdedeki karakterimize o kadar bağlanmışızdır ki, tüm bu illüzyonu kendimiz sanırız. Ne olmadığımızı bilmek yeterlidir; edindiğimiz sahte kimlikleri üzerimizden atmamız gerekir sadece… Tüm maskeler bitince, sona sadece hakikat kalır. Tüm bu yazılan satırları inkar eden zihninizi bir saniyeliğine bir kenara koyun! O zaten sizin. Dilediğiniz anda, tekrar ona sahip olabilirsiniz.

Kilit nokta, duygu ve düşüncelerinizi gözlemlemektir. Bir süre, bunu başardığınızda şunu fark edersiniz: “Bir şeyi gözlemleyebiliyorsam, o şey ben olamam. Bu, benim dışımda bir şey olmalıdır.”

hakikat02

Kimlik dediğimiz, ‘ben’ dediğimiz her şey bellekte depolanmış hafızadan başka bir şey değildir. Düşünsenize; yarın belleğiniz tamamen silinse, siz kim olurdunuz? Tüm duygu ve düşüncelerinizden – ki bunların kaynağı zihindir – kurtulduğunuzda, geriye sadece sevgi kalır. Sevgi veya aşk adını verdiğimiz, zihinsel kavramlardan bahsetmiyorum. Sahiplenme, onaylanma isteği veya sevilme arzusundan bahsetmiyorum. Sevgi, evrende her şeyi birbirine bağlayan güçtür.

Tüm evren ve evrendeki her madde enerjiden oluşur. Kuantum fizikçilerinin de ispat ettiği gibi, herhangi bir maddenin içine yeteri kadar girdiğinizde, geriye enerji ve ilişkilerden (bağlardan) başka bir şey kalmaz. Zaman ve mekan kavramları yok olmuştur. İlişkiler bir anlamda çekimdir; bu bağın ismi sevgidir. Sevgi, dışarıda aranacak bir şey değildir… Sizin, bizim, hepimizin özü, sadece bu bağdır…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir