Aile Sistemi Açılımı Uygulayıcısı/Uygulayıcı Yetiştiricisi, Öğretim Görevlisi, Yazar...

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı. Bir nefeslik mola verilen durakta;

ETKİNLİK TAKVİMİ
<<May 2020>>
PSÇPCCP
27 28 29 30 1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

İçsel Aile Sistemleri

Bir yanınız harekete geçmek istiyor, diğer yanınız evden bile çıkmak istemiyor mu?
Bir yandan hayat dolusunuz, diğer yandan da son derece olumsuz bir yanınız mı var?
Bazen son derece sakinken, birden bire öfke patlamaları mı yaşıyorsunuz?
Herkesin önünde konuşmaktan geçinen bir yanınız mı var?
Artık sağlıklı beslenmek istiyorsunuz, ancak içinizden bir şey devamlı yemeniz için sizi ikna mı ediyor?
Bağlanmak istediğiniz biri var, ancak bir türlü bunu başaramıyor musunuz?

Bunlar gibi daha bir çok örnek soru çıkartabiliriz. Bu soruların hepsine hayır diyebilecek bir insan olma ihtimali oldukça zayıf. Sebebi ise  basit. Hepimiz ana rahminden, şu ana kadar olan yaşımıza kadar yaşadıklarımıza verdiğimiz otomatik tepkiler ile bir ‘yan‘ geliştiririz. Bu yanlar basit gibi gözükse de ardında yatan sebepler ve neye ihtiyaçları olduğu oldukça karmaşık olabilir. Örneğin korkan bir yanımızın elbette güvenli bir alana ihtiyacı vardır. Öte yandan geçmişte neden korktuğunu daha karmaşık bir konu olabilir. Diğer bir karmaşıklık ise yanların birbirleri arasındaki ilişkidir. Bu korku dolu yan, belki ihmal edilmiş bir çocuk yanımızı korumaktadır. Daha da zorlu bir durumda öfkeli bir yan kontrolü ele alabilir.

Tüm bu yanların temel görevleri bizi hayatta tutmaktır. Oysa çoğu zaman tehlike kalmamıştır. Kimisi hatırlanmayan sürgün yanlardır, kimisi  neyin nasıl olması gerektiğini bilen yönetici yanlar, kimisi de panik zamanlarda yönetimi el koyan yangın söndürücülerdir. Bu yanlar keşfedilene kadar bizi ‘özümüzü’ kontrol eder. Anlaşıldıkları ve destek verildiğinde bizlere hediyeler bırakırlar.

Tüm bu içsel dinamikler ‘aile sistemimiz‘ ile de yakından ilgidir. Bu dinamikleri fark etmek için önce içsel bir gözlem veya dışarıdan destek gerekir. Onları isimlendirmek, onlarla iletişime geçmek, özümüzle yanlar arasındaki ayrışmanın ilk adımıdır. Aralarındaki ilişkiyi keşfetmek için yapılan aile sistemi çalışması diğer temsilciler ile yapılarak müthiş bir içgörü sağlanır.

Freud bu yanları; id, ego ve süper-ego olarak, Carl Jung ise persona, gölge, animus ve anima gibi terimlerle açıklamaya çalıştı. Eric Berne ise transaksiyonel analizde ebeveyn, yetişkin ve çocuk olarak üçlü bir sistem kullandı. Virginia Satir insanların yanları hakkında görüşler belirten ilk aile psikologlardır biri. Aile sistemi çalışmasının önemli isimlerinden Franz Ruppert ise, travmatik, hayatta kalan ve sağlıklı parçalara ayırarak bölünmeleri açıkladı. Richard C. Schwartz ise içsel yanların bir sistem oluşturduğunu ve bu sistemin bir aile sistemine benzediğini keşfetti.

Korkmayın! Deli değiliz ve çoklu kişilik bozukluğumuz yok. Zihnin içinde çoklu katmanlar var. Bizlere yararı dokunmuş yanları düzene soktuğunuzda artık sürücü koltuğunda çok  daha pürüzsüz yaşam mümkün. Keşfedin.

“İçsel Aile Sistemleri” için 2 cevap

  1. necan baltan dedi ki:

    ucret konusunda bilgi rica ediyorum.
    iyi çalismalar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir