Aile Sistemi Açılımı Uygulayıcısı/Uygulayıcı Yetiştiricisi, Öğretim Görevlisi, Yazar...

Deniz Öztaş; TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı. Bir nefeslik mola verilen durakta;

ETKİNLİK TAKVİMİ
<<Ağu 2020>>
PSÇPCCP
27 28 29 30 31 1 2
3 4 5 6 7 8 9
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29 30
31 1 2 3 4 5 6

İlişkide Özgür Müsün?

Sevmek karşı tarafı özgür bırakmaktır…

İlişkide özgür müsün

Eğer sevdiğimiz her kimse, veya her neyse – ki bunlar sevgilimiz, eşimiz, çocuğumuz, evimiz, işimiz, pozisyonumuz, arabamız bile olabilir – o kimseye veya o nesneye vurgulu bir “benim” sözcüğü ile başlıyorsak, bu durum, haz arayan ve arzulayan egomuzun oyunlarından biri olabilir. Sevdiğimizden bir şeyler bekliyorsak ve bu beklentiler karşılanmıyorsa, egomuz stres içerisinde olacaktır. Sevdiğimizden devamlı bir şeyler beklemek ve istemek kadar, devamlı vermek de, fedakârlık yapmak da aynı derece aldatıcıdır. Aynı mıknatısın iki ayrı kutbudur….

“Fedakâr” sözcüğününe dikkatlice bakarsak, bir şey feda edip arkasından kâr etme düşüncesinin yattığını görebiliriz… Bir kişiye devamlı bir şeyler verirsek, iyilik yaparsak, karşımızdaki kişi borçlanır; bunu hissetmese bile, bilinçaltı bu borcun altında ezilmeye başlar.

İlişki, çiftlerin bireysel yolculuklarına müsaade etmeli, birbirini besleyici nitelikte ve dengeli olmalıdır.

İşte bu denge ve karşılıklı besleme durumu ortaya çıkarsa ilişkiler sanki bir birliğe dönüşür. Bireysel egolar ortadan kalkar, bilinçaltı dinamiklerinin, tarafların birbirlerine yansıttıkları etkiler çözülmeye başlar. Hiç bir şeyin kişisel alınmadığı bu ortamda, taraflar sorumluluğun kendilerine düşen kısmını alırlar.

Hayat yolculuğunda kaderler, ortak paydalarından nasibini alırlar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir